Tanrılar ve sanrılar

bu aşktan fazlası, aşkın vaat ettiği şeylerden fazlasını gördüm. çünkü benim sana vaat edebileceğim şey: aşk; iki insanın birbirlerinin beyin kıvrımlarında, ruhunda gezmek, birlikte susabilmek. mesela bir roman yazmak. birlikte kaldığımız yerden diğerimizin devam ettirdiği bir hikaye. iki kişinin bir evren yaratması.
ben aşkı izledim; daha fazlasını vaat eden bir ruh göremedim. bir eksikliği kapatmanın arzusu vardı, taşanı paylaşmanın derinliği yoktu. hatta kendimi daraltmak zorunda kaldım. çünkü hissettiğim şey, sadece entelektüel seviyede anlaşılmamanın bıraktığı bir takdir oldu. kimsenin ruhunda yankı yapmadı. ben, geceleri duyabildiğim tek ruhun kalıntısıyla müzik tüylerimi ürpertirken, taşanı bir şeylerle karaladım. arzularımı düşündüm; ne kadarı benden çıkıyordu, onun muhasebesini yaptım. sen sessizce buzda kaydın. tüm uzay boşluğuyla iletişim kurar gibi. ikimiz de bunu bir propaganda gibi değil, sessizce yaptık. çünkü denklik umudumuz bitmişti, kendimize döndük.
kalacaksan, taş ve ruhunu öptüğün her anı birlikte karşılayalım.

evet, ben hayal kurarken bir tanrı gibiyim — ama hangimiz değil? benim hayallerim birkaç an. onun içinde yoğunluklu gerçeklik olduğunu biliyorum. ama bir kere bile duyulduğunu hissetmek… bu, bence uğruna yaşanılacak bir şey.
hayal, bir anın bazen katili, bazen ilhamıdır. ben hayal ettiğim şeyleri aynen yaşamayı düşünmedim. benim hayallerim bir ilham olarak yankı buldu içimde. bir tema. anın götürdüğü yere doğru su gibi akmanın, akış hali. gerçeklikle dengelemek için o kadar çaba sarf ettim ki, büyük bunalımlarım oldu.
istediğim yere gelememiş olsam da her seferinde hayal kırıklığı, yeni bir şey öğrenerek tuğla tuğla inşa ettim. ama en nihayetinde hepimiz topraktan yaratıldık. buna inanıyorum. benim de niyetlerim, o bayağı bulduğum yerlerden çıkabiliyordu. işte bu fark ediş beni özgür kıldı. bir soytarının ya da filozofun yargılayacağım ya da özeneceğim bir şeyi yok. eğer o an beni özgür kılıyorsa, ben oyum. artık rijit bir fikrim var:
özgür olan üstündür.
korkumdan dolayı bir olmuş değilim. her an oluş olmak istiyorum.
ve yine aynı yere geliyorum:
hayır, okumadım. çünkü bayağı bulmuştum. ama artık deneyeceğim.

Yorum bırakın