All boundaries are conventions
Tüm sınırlar uzlaşmadır.
Ama kimler arasında, neyin karşılığında ve neden?
Müziğin büyüsü ve bu replik bir araya gelince, anlam arayışına yeni bir kapı aralanıyor.
Tüm sınırlar uzlaşmadır — peki bu ne demek?
Biriyle düşman da olsak, aşık da olsak — bir sınır hep vardır.
Sadece yer değiştirmiştir. Yakına çekilmiş ya da uzağa itilmiştir.
Tarz olarak bu tür şeylere cevap vermeye değil, soru sormaya yatkınım.
Bir şeyi soru sorarak büyütebiliriz.
Soru, bir boşluk değil — bir alan açar.
Ve o alanda, cevaba benzeyen ama cevaptan daha zengin olan birçok şey belirir.
Çünkü cevap aramak bazen tekillikle sınırlanmaktır.
Çok tecrübeli olduğumu söyleyemem.
Bu da kendimi bilme tavrı takındığım bir beyan değil.
Bir şeyi düşünürken içimde bir meclisle yaşıyorum.
Ve o mecliste, niyetimin asıl neyden çıktığını sorgulayan bir muhalefetle de birlikteyim.
Tüm sınırlar uzlaşmadır — evet.
Sadece düşünebildiğim, hissedebildiğim kadarıyla ve kelimeye gelmeyen bir yığınla beraber.
Zaten müzik…
Kelimelerin tarif edemediği ne varsa,
müzik onu üstlenmiş.