Masal

Krallığın Ormanı’nda bir heykel vardı. Onun hakkında rivayetler, hikâyeler anlatılırdı. Derlerdi ki, bir adam onu yontarken yaşlanmış. Ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış bilinmiyor; ama biz onu ormanın ortasındaki heykelden ve altındaki yazıttan biliyoruz:

“Mermerden vücudun… Gözlerin, neye bakıyor gözlerin?
Mermer değilken, aynı yere bakardık.
Seni yonttum ve etrafına çocuklar koydum.
Vurduğum her darbe, özlemden ve hayattı.
İpimi bağladığım bir kütlesin.
Dünyanın öbür ucuna da gitsem, ip uzardı ardımdan.
Ve bazı geceler senin kıpırdadığını düşünürdüm; hatta ölçerdim parmaklarımla.
Kafamı kaldırdım, yıldızlara doğru baktım. Sen bakmadın.
Takım yıldızlarını sana gösterme umudum hiç bitmedi.
Her gün başka bir yıldıza baktım, hepsi aklımda.
Bir gün bakarsan gökyüzüne, beni yanında bulursun. Çünkü Pinokyo’nun duasını senin için diledim.
Bir gece… Önce bana, sonra yıldızlara baktın.
Birden, gözlerini tekrar boşluğa diktin.
Sana tüm gece yıldızları anlattım.”

Ve anlatılan odur ki, o heykel geceleri gerçekten hareket edermiş. Kesik ip hala dururmuş fakat ona bağlı bir adam beklemezmiş.

Yorum bırakın